More and more you follow your deepest reality

Ocak 24, 2008 at 11:19 pm (Uncategorized)

Hergün bambaşka bir ilhamla doğuyor güneş. bugünkü gibi yakalayabildiğimizdeyse yepyeni  fikirlerle geliyor.

Güzel sakin bir kahvaltının ardından sessiz sabahın içine doğru yol alıyoruz. Saat de daha erkenmiş, yarım saat var. Silgi almalısın önce. Biraz oyalanırız belki.

Ah haftalardır sessizce beklediğimiz an geliyor. Bu günü merak ediyordum ben de. Görüşürüz.

//Çok sıcak bir selamlamaydı. Bir ayın iki yüzü gibisin tek tarafı karanlık buz gibi öteki tarafı hergün yalancı parlaklığıyla ışıldıyor.  6 saat önce çok normaldin halbuki. Aman tanrım şu harekete de bak! Sanırım Lisedeyim. Gerdanını daha bir kırsaydın belki anlamamışımdır. O küçük gülümsemeyi de kaçırmadım. Benim hayatımı boyamana izin vermedim diye mi sinirlisin, hayatıma karışmanı engellediğim için. I-ıh belki de kendi hayatını benim gibi yaşayamadığın içindir. Milyonlarca şeyin mutluluğunu bozmasına izin verdiğin için.(tomedusa)//

Tüm bunlar olmadan önce insanlara söylemek istediğim birsürü şey vardı. Bir küçük kıza öğüt verecektim. bir köşede hazır,haftalardır duruyor. Belki kendimi de anlatıcaktım. Sonra en başından beri anlamayacak kadar | | içinde yaşadığınızı farkettim.
Vazgeçtim. Çünkü uzatmak istemiyorum. Dramayla hayatımı yoramam. Böylelikle ben hayatımı yaşarken belki siz de benden konuşursunuz. Birkaç saatiniz de böyle geçiverir.

Belki köşedeki yazımı birgün canım çeker yayınlarım ama konuşmayacağım, karşılık vermeyeceğim. sanırım bu ilk ve son olacak. Liseden mezun olduğunuzda, İnsanlara sıfatlar takmayı bıraktığınızda. Bir gün gerçekten hayatı öğrendiğinizde konuşur, eski günleri anarız. Hissettiğimizi yaşarız.

I’ll never apologise, never explain.

1 Yorum

  1. nyks demiş ki,

    Yıllar sonra öyle bir parlıyor ki gözümün içi hiçbirinizi göremiyorum.

Yorum Yapın